Zir.Yük.Müh.
Bünyamin KOZAK
1.
Çiku
(Achras sapota),
Anavatanı Batı Hindistan'dır. Bu meyvenin ağacı kendi haline bırakıldığı
takdirde 20 m. yüksekliğe kadar büyüyebilir ise de kültür bitkiı olarak
yetiştirildiği takdirde, budanma suretile boyu 3-6 m. arasında muhafaza
edilir. Çiku ağacı düzenli taçlanan, çiçekleri beyaz ve kokusuzdur.
Dalları karşılıklı oluşan, yaprakları aşağı doğru sarkık ve oval şekildedir.
Meyvenin şekli hafif yassı bir şeftaliye benzer ve tulü ortalama 7,5 cm. çapı
ise 5 cm. civarındadır. Dışında patates renginde ince bir kabuğu ve içinde
sarı-açık kahve renginde, kokusu yasemine benzeyen gayet tatlı bir meyve eti
vardır.
Genellikle
marcottage yöntemiyle üretilen bu meyvenin fidanları asıl yerlerine 6 X 6 m.
ara ile dikilir ve ekseriya dikimden bir sene sonra meyve verir. Ağaçlar,
genellikle senede iki defa çiçek açarlar. Ancak bütün sene meyve verirler.
Hafif eğimli sahaları seven Çiku ağacı yalnız yağışlı tropik ülkelerde
yetişen bir bitkidir. Meyveleri ezilmemesi için biraz ham olarak toplanır ve
hasırlar üzerinde korunarak ayrıca olgunlaştırılır.
Tohumları,
yassı bir badem iriliğinde ve gayet parlak siyah-kahve rengi bir kabuğun içindedir.
Diğer önemli cinsleri: Sapota lobata ve Sapota candollei'dir.
2.
Mavun meyvesi veya Keşu cevizi (Anarcadium
occidentale) Anavatanı tropik Amerika olup, yabani bir halde yüksekliği
hiç bir zaman 5 m. yi geçmeyen, çalı şeklinde bir bitkidir. Ancak iyi bakıldığı
zaman 15 m. ya kadar boylanan ve şemsiye şeklinde geniş taçlanan bir ağaç
haline girmektedir. Yaprakları yuvarlak ve oval, çiçekleri sarı zemin üzerine
kırmızı çizgili; meyveleri ise hoş ve asitli bir koku yaymaları nedeniyle
bir çok içki ve şerbet üretiminde kullanılmaktadır. Meyveler; badem yağına
benzer bir yağ çıkarılan şişkin bir meyve sapının ucunda oluşmuş, yassı
ve ay şeklinde kıvrılmış, 1,54 cm. boyunda, kabuklu ve küçük bir
cevizden ibarettir. Bu meyveler gerek ateşte kavrularak veya çiğ olarak
yenebilir. Her iki şekilde de ağzı yakan ve tahriş eden kabuklarının ayıklanması
lazımdır. Bundan başka ceviz içleri kurutularak Fransa'da şekerleme üretiminde
de (Nougat) kullanılır. En iyi deniz kenarlarında ve 250 m. yüksekliğindeki
kumsal topraklarda yetişen Kesu ağacı, tohumlarından gölgelik yerlerde
fidan yetiştirmek ve bunları 9 X 9 m. aralıkla şaşırtmak suretiyle üretilir.
Keşu fidanlarının altı aylık oldukları zaman, çalı halinde kalmamaları
için budanmasına başlanır.
Diğer
önemli cinsleri: anarcadium semecarpus, a. orientalis'dir.
3.
Sursop
(Annona
muricata)-(Cherimoya) Anavatanı güney Amerika olan ve çabuk yetişerek 5-6 m. yüksekliğe
erişen bir ağacın meyvesidir. Yaprakları büyük ve oval şekilde, uçları
sivri, üzerleri parlak ve koyu yeşil, altları ise mat ve açık yeşildir. Çiçekleri
açık yeşil renkte, büyük ve geniş yapraklıdır. Bu çiçeklerden oluşan meyveler 1-1,5 kg. ağırlığında,
dış kabuklarının üzerleri yumuşak ve kısa kabarcıklar
ile örtülü,
açık yeşil renkte ve böbrek şeklindedir. Meyvenin eti beyaz, biraz lifli,
çok sulu, güzel kokulu, ve bir az da ekşidir. Bu sebeple taze olarak tüketimden
çok, dondurmalara ve soğuk şerbetlere koku vermek için kullanılır.
Sursop ağaçları, meyvelerinin içindeki siyah kabuklu tohumlarından,
fidan yetiştirmek ve bu fidanlara iyi cinslerden göz aşısı yapmak suretiyle
üretilir. Bununla beraber yabani anona cinslerine aşı yapmak suretiyle de
yetiştirilebilir. Her türlü topraklarda
yetişebilen sursop ağacı, en çok yaş toprakları sever ve bu gibi
topraklarda 9 X 9 m. aralıkla dikildiği takdirde bir sene sonra çiçek açmağa
başlayarak bütün sene meyve verir.
Diğer önemli cinsleri şunlardır: Custrad apple (anona reticulata), Bullock's Heart (anona squamosa) ve (anona cherimolia).
![]() |
![]() |
![]() |
4.
Jak meyvesi
(Artocarpus
integrifolia), Anavatanı
doğu Hindistan olan bu meyve ağacının boyu 15 m. yüksekliğe kadar büyüyebildiği
gibi, gövdesinin çapı da 1,20 m. ye ulaşabilir. Dalları yoğun ve yumuşak,
yaprakları genç iken biraz tırtıllı, 10-20 cm. boyunda, oval
şekilde olup, renkleri tatlı bir koyu yeşil, damarları ise açık yeşildir.
Gövdenin alt kısımlarındaki kabuklar genellikle çatlamakta ve bu çatlakların
altı pas renginde kızarmaktadır. Erkek çiçekleri yaprak aralarında, dişi
çiçekleri ise kakao gibi ağaç gövdesinde ve yahut da kart dallarındadır.
Meyvelerinin uzunlukları 50-70 cm., genişlikleri
ise 25-40 cm. kadar olduğu
gibi, ağırlıkları da bazen 50 kiloya ulaşabilir. Meyvelerin renkleri
cinslerine göre sarı, kırmızı ve mor arasında değişir ve dış kabuklarının
üzerlerinde kısa dikenler bulunur. Bu meyvelerin eti yağlı ve tatlı bir
lezzette olup ortalarında beyaz bir muhafaza içinde, ortalama 50 kadar da çekirdeği
vardır. Bu
çekirdekler, uzunca ve üzerlerinde kuruduğu zaman sararan beyaz bir kabuk
vardır. Denizden
1.000 m. yüksekliğe kadar yetiştirilebilen Jack ağacı, tropikler dahilinde
kalmak şartıyla soğuğa karşı o kadar hassas değildir.
En iyi, kuvvetli kumsal topraklarda yetişir ise de bazen çok zayıf
topraklarda bile büyüdüğü görülür. Jack ağacının üretme şekli
tohumunun asıl yerine dikilmesinden ibarettir. Tohumlar ekildikten sonra yetişen
ağaçlar beş sene sonra meyve
verirler ve ortalama 100 sene kadar yaşarlar.
Bu ağacın meyvelerinden başka çekirdekleri de ezilerek veya
kavrularak yenir. Ağacın dal, ve gövdesinde bir yara açıldığı takdirde
bundan bir süt (lateks) akmaktadır ki, bununla da kuş tutmak üzere ökse
yapılır. Jack meyvesinin biri yumuşak, diğeri sert meyveli olmak üzere iki
önemli cinsi vardır.
5.
Ekmek ağacı «Bread fruit»
(Artocarpus
incisa non seminifera), anavatanı henüz kesin olarak bilinmeyen bir meyve
olup, ağacı 10-12 m. kadar büyür ve çevresi bazen 3 m. ye kadar çıkabilir.
Dalları yatay ve kabukları kurşuni renktedir. Gövdesinde açılan yaralardan
latekse benzer bir sıvı akar ve bundan da kuş tutmak üzere ökse yapılır.
Yaprakları yıldız şeklinde, 25-50 cm. boyunda ve en genç dalların ucundadır.
Meyvesi bir kavun iriliğinde, dış rengi sarı-yeşil, ağırlığı ortalama
1-3 kg. kadar ve üzerinde düzensiz serpili pullar vardır. Yetişmesi için
tropik bir iklime ihtiyacı olan ekmek ağacı özellikle kuvvetli toprakları
sever. İyi bakılırsa 700 m. yüksekliğe kadar iyi meyve verebilir. Üretilmesi
köklerinden yayılan filizler aracılığı ile yapılır ve altı yaşına
geldiği zaman 6 m. yüksekliğini bularak, bütün sene ürün verir. Meyvenin
eti açık sarı olup içeriğinde % 25 kadar nişastalı maddeler içerdiğinden
çeşitli şekillerde pişirildiği gibi nişastanın fermentasyonu ile biraya
benzer içkiler de yapılır.
Diğer
bir çok cinsleri de olan bu meyvenin özellikle A. apyrena, A. aravei, A. puern,
A. roru, A. rorotoma cinsleri önemlidir.
6.
Belimbing buloh (Averrhoa
bilimbi). Yüksekliği 5 m.yi geçmeyen ve aşağı doğru sarkık, çok dallı
bir ağacın meyvesidir. Keskin dilimlere bölünmüş meyveleri gövde ve yaşlı
dallarında oluşur. Renkleri sarı ile yeşil arasında değişir. Her türlü
topraklarda yetişebilen bu ağacın tohumları gölge altında bambus saksılara
dikilerek fidan yetiştirilmek ve bu fidanlar 6 X 6 m. mesafeler ile bahçelere
şaşırtılmak suretiyle üretilir. Ağaçlar senede iki defa meyve verirler.
Ancak bu meyveler çok ekşi olduklarından baharat ile pişirilmek suretiyle tüketilirler.
7.
Belimbing batu veya karambol (Averrhoa carumbola). Aynı buloh gibi 5 m. ye kadar büyüyen
bir ağacın meyvesi olup, 7-8 cm. boyunda, kenarları keskin dilimlere bölünmüş;
tadı sulu ve ekşidir (Şekil 53). Meyvenin dış kabuğu ince ve sarı-yeşil
renkte olup, yaprak aralarındaki dallarda ve ender olarak gövdenin üst kısımlarında
oluşur. Tüketilmesi aynı buloh gibi pişirilmek suretiyledir. Üretilmesi
tohumdan ve bir yaşındaki fidanlara göz aşısı uygulanarak yapılır.
8.
Rambai (Baccaura motleyana),
Anavatanı Malaya olan bu meyvenin ağacı çok düzenli olmadığı için,
genellikle süs bitkisi olarak da yetiştirilir. Ortalama 60 cm. boyunda, ve bir
gövdenin üzerinde salkım şeklinde oluşan meyveleri, 3,5 cm. çapında,
yuvarlak ve kahve renginde yumuşak bir ince kabuk ile çevrilidir. Meyvenin içinde
ayrıca 2-3 tane yeşil renkte tohumu da vardır. Tohumların dışında bulunan
etli tabaka meyvenin asıl yenilen kısmıdır. Lezzeti cinslerine göre bazen
biraz ekşi ve bazen de tatlıdır. Tatlı cinsler ya taze olarak veya
kurutularak tüketilir. Tohumdan üretilen Rambai ağacı, özellikle
dere ovalarındaki geçirgen toprakları sevmekle birlikte her türlü toprakta
da yetişebilir. Dikim aralığı 9-10 X 9-10 metredir.
9.
Brezilya kestanesi
(Bertholletia exelsa),
Anavatanı güney
Amerika olan, geniş ve büyük bir ağacın çok sert kabuklu ve cevize
benzeyen meyvesidir. Her meyvenin içinde 15-20 adet kestaneye benzer tohumları
vardır. Kestaneler çiğ veya kavrulmuş bir halde yenildiği gibi çikolata üretiminde
de kullanılır. Kestaneler ıslak kum ile doldurulmuş çimlenme sandıklarından,
büyüme yastıklarına ve buradan da asıl yerlerine şaşırtılmak suretiyle
üretilir. Ağacın bahçelerdeki dikim aralığı 10-12 X 10-12 m. arasında değişir.
10. Kundagan (Bouea macrophylla), yabani olarak yetişen bu ağacın meyveleri sarı renkte olup, aynı eriğe benzerler ve çiğ olarak tüketilirler.
11.
Rumendia
(Bouea
microphylla) isminde bir ağacın meyvesidir. Taze yenildiği takdirde lezzeti
biraz ekşi ise de, şekerle karıştırıldığı takdirde çok lezzetlidir.
Şekli yuvarlak, çapı 3,5 cm. kadar olan meyvenin kabuğu, olgunlaştığı
zaman sararır ve dıştan küçük bir eriğe benzer. Meyvenin içinde kabuğu
lifli, yassı bir çekirdeği bulunur. Rumendia doğrudan doğruya tohumdan üretilir
ve ortalama 9 X 9 m. ara ile dikilir.
12. Papaya (Carica papaya), anavatanı Güneydoğu Asya, Avustralya veya Güney Amerika olduğu tahmin edilmektedir. XVII inci asırda Hindistan'a getirilmiştir. Ağacı uzun boylu ve birkaç yıl ömrü vardır. Ağacın gövdesi odunsu değildir. Yumuşak bir dokuya sahip ve yaprakları direk gövdeden çıkmaktadır. Bitki bol sıcak ve sürekli nem ister. Kökünün derinliği 20-25 cm dir. Kökleri yüzeysel dağılır. Bitkinin gövdesinin içi boştur ve gövde iç yapısı fileli ve liflidir. Bitkinin yaprakları geniş ve koyu yeşildir. Ağacın taç kısmındaki gövdesinde daima dökülen yaprakların uzun sapları kalır. Yaprakları yıldızvari ve geniş, kenarları ise dişlidir. Bu yapraklar koparıldıkları vakit saplarından incir gibi bir süt akar. Uzun ve yuvarlak yapılı meyveleri veren yaygın iki çeşidi vardır. Uzun çeşidi daha tatlıdır. Bir ağaçtan yıllık 150-200 kg meyve alınabilir. Meyveleri besleyici ve vitamin deposudur. Meyveleri olgunlaşmadan önce koyu yeşil renkte, olgunlaşmaya başlarken sarı, tam olgunluğa erişince turuncu renk almaktadır. Meyvelerin ağırlığı yuvarlak cinslerde 600-800 gr, uzun cinslerde 1000-1600 gr arası gelmektedir. Papaya meyveleri içinde dilimlere bölünmüş, ortalama 30 cm. boyunda ve açık turuncu renkteki etinin ortasında kavun gibi bir kabuk içinde bir çok yuvarlak ve kahve renginde küçük tohumları (çekirdekleri) vardır. Bu çekirdeklerden üretim yapılabilir. Papaya tıpkı uzunca bir kavuna benzer ve kavun gibi dilimlere kesilerek çiğ olarak yenir. Ama tadı tatlı ise de kavun gibi sulu ve kokulu değildir. Bu tad daha çok tatlı bir bal kabağını andırır.
Üretilmesi:
Tohumları ile çoğaltılır. Tohumlarının yastıklara dikilmesi ve fideleri
bir iki aylık olduktan sonra ortalama 4,5 X 4,5 m aralıkla üretilen
papaya, evcimen bir bitki olduğu için fideler ikişer üçer bir araya
dikilerek, dikimden bir sene sonra da olgun meyve verir. Papaya ağacının içinde
fazla dolgu olmadığı için, gövdesi çok yumuşak ve kabadır. Bu nedenle rüzgarlı
yerlerde bir cam gibi kırılır. Bu zayıflığını önlemek amacıyla,
papayalar daima diğer ağaçların koruması altında ve ya evlerin çevresinde
yetiştirilir. Bir çok yerlerde papayaların ev çevresine dikildiği zaman
sivrisineklerin ağacın kokusundan kaçtığı da iddia edilmektedir. Yıl boyu
meyve veren bu bitkinin, bir yıl içinde verdiği meyve, ağaç başına.
60-100 adet kadardır. Meyvelerin içerdiği Papaine), hazmı kolaylaştırdığı
için papaya uzak doğu ülkelerinde çok üretilir ve hemen hemen hiç bir köylünün
bahçesinden eksik olmaz.
Meyveler
ham iken afyon gibi üzerleri çizilerek sütü ile karışık suyu toplanır ve
bu kurutularak tıbda kullanılan «Papaine,> elde edilir.
13.
Durian (Durio
zibethinus), Anavatanı Malaya
yarım adası olup, kokusunun biraz prasaya benzemesine
rağmen, dünyanın en lezzetli meyvesi olarak nitelendirildiğinden,
uzak doğu sıcak ülkelerinde de çok geçerlidir. Meyvenin ağacı oldukça yüksek
boylu ve genç dal kabuklarının üzerleri kadife gibi yumuşaktır. Yaprakları düz ve üzerleri hafifçe tüylü olup
çok bölümlüdür. Meyveleri yumurta
şeklinde, dış kabukları yeşil ve üzerleri ise, uçları sivri konik
dikenlerle örtülüdür. Beş göze bölünmüş olan bu meyvelerin
her bir gözünde ayrıca 3-5 tohumu vardır. Meyvenin eti (kabukla
tohumların arasındaki kısım) çok kokulu, beyaz veyahut sütlü kahve
renginde ve yumuşaktır. Tohumları, krem rengindeki kabuklarının içinde bir
embryo ve iki kotyledon'dan ibaret olup, badem gibi kavrulmak suretiyle tüketilir.
Yalnız yağışlı tropik ülkelerin bir ürünü olan Durian'ın meyvesi ne
kurutmaya, ne de konserve üretimine elverişli olmadığından, yalnız taze
olarak tüketilir.
En
iyi yetiştiği dere ovalarındaki alluvial arazide, ağacın yüksekliği 33 m.
ye, kadar büyüyebilir ise de; zayıf topraklarda yetiştirildiği takdirde,
hem ağacı büyümez, hem de meyve vermez. Durian'ın tohumları çimlenme
kabiliyetlerini yalnız bir hafta kadar korurlar. Bundan başka fidelerinin kökleri
zedelenmeğe de dayanıklı olmadıklarından; üretilmesi ağaçtan koparılan
taze tohumların hemen gölge altına dikilmesi suretiyle yapılır. Dikim aralığı
15 X 15 m. kadar olan Durian ağacı, dikimden 8 sene sonra ilk ürününü
verir. Meyvenin ağırlığı, cinsi ve gelişme şartlarına göre: 3-6 kg.
arasında değişebilir ve senede biri büyük, biri de küçük olmak üzere
iki defa ürün verir.
14.
Mangosteen (garcinia
mangostana), Anavatanı Malaya yarım adası ve Sunda adaları olan bir meyve
olup, Durian gibi yalnız yağışlı tropik ülkelerin bir ürünüdür. Bu
itibar ile yetiştirildiği sahaların sınırları da kuzey ve güney yarımkürede
6° cı enlem dereceleri ile sınırlanmıştır. Buna rağmen Mangostinin 17°
arz derecelerine kadar yetiştirilmesine girişilmiş ise de; iyi sonuç alınamamıştır.
Mangostin'de Durian gibi, ne konserve üretimine ne de kurutmaya dayanıklı
olmadığından, yalnız taze olarak tüketilir. Dünyanın en lezzetli
meyvelerindendir. Boyu 25 m. yüksekliğe kadar büyüyen ağacının gövdesi
siyah kabuklu ve çok düzenli bir şekilde oluşmuş yatay dallarıyla biraz çam
ağacına benzer. Yaprakları büyük, düz-oval şekilde, uçları sivri ve ağaç
üzerinde toplu bir halde bulunur, Bunlar irilik yönünden normal olarak 18 cm.
boyunda ve 8 cm. genişliktedirler. İnce dal filizlerinin uçlarında açılan
koyu kırmızı renkteki çiçeklerden gelişen küçük bir portakal iriliğindeki
meyveler, kırmızı şarap renginde, üzerleri parlak ve bir deri kıvamında
kalınca bir kabuğun içinde olup, biri daima kalın, diğerleri gittikçe
incelen 5-7 dilimden oluşur. Renkleri şeffaf bir beyaz olan bu dilimlerin içlerinde
ayrıca üzerlerindeki kabuğun yumuşak lifleri ile meyve etine yapışık, ve
genellikle çimlenme yetenekleri olmayan, birer de büyücek çekirdekleri vardır.
Meyvenin eti ekşi-tatlı ve keskin kokuludur. Bu koku biraz üzüm ve ahudutuna
benzemekle beraber meyve ilk defa yendiği zaman insanda gül yağı gibi ağır
bir lavanta kokusu hissi verir.
Mangosteen
ağacının en iyi yetiştiği topraklar, organik maddece zengin olan dere
ovalarındaki geçirgen topraklardır. Kökleri yüksek düzeydeki yer altı
sularından rahatsız olduğundan yetiştirileceği bahçelerin iyi bir şekilde
drenajı gereklidir. Bahçelerdeki ağaçlar 5-6 m. den daha fazla büyümemeleri
için, düzenli budandıktan başka gölgelenmek üzere bazen kauçuk ağaçlarının
altında da yetiştirilir. Bir çok yerlerde fidanlar yalnız küçük iken gölgelenerek
büyüdükçe aşamalı olarak gölgelik ağaçlar kesilir ve Mangosteen'lerin
15-18 m. yüksekliğe kadar boylanmasına müsaade edilir. Dikim aralığı 7,5
X 7,5 m. dir.
Dikildikten
8 sene sonra ilk ürünlerini vermeğe başlayan Mangosteen ağaçları, yirmi
yaşında iken en fazla meyve verirler. Meyveler senede iki defa toplanır. Diğer
önemli Mangosteen cinsleri şunlardır: Garcinia Pendonculata, G. İndica, G.
Paniculata.
15.
Mundu (Garcinia
dulcis), Mangosteen'e benzeyen lezzetteki meyvesinin rengi sarı ve bundan bir
az daha ekşidir. Yetiştirilme şekli aynı Mangosteen gibidir.
16.
Langsat (Lansium
damesticum), Anavatanı doğu Asya olduğu tahmin edilen yüksek boylu bir ağacın
meyvesi olup yağışlı tropik ülkelerin sahil bölgelerinde yetiştirilir. Gövde
ve dallarının yaşlı kısımlarında sarı renkte çiçekler açar ve
bunlardan yuvarlak ve oval şekilde açık sarı renkte, 3,5 cm. boyunda ve 2,5
cm. çapında bir sap üzerinde salkım halinde meyveler oluşur. Ağaç gövdesinin
kabuğu, kahve rengi-kırmızı renkte ve gövdede bir yara açıldığı
takdirde bir süt akar. Tatlı ve çok lezzetli olan meyve etinin içinde, yeşil
kabuklu 2-3 tohumu vardır. Langsat ağaçları tohumdan üretilir ve bunlardan
elde edilen fidanlar 10X10 m. aralıkla asıl yerlerine dikilir.
17.
Duku (Lansium
domesticum var), Langsat'tan ıslah suretiyle yetiştirildiği zannedilen bu ağacın
Langsat'tan farkı; ağaç kabuklarının bundan daha kalın olması ve kesik
yaralarından süt akmamasıdır. Çapı 3,5-5 cm. olan meyvelerinin etleri daha
tatlı ve kaliteleri Langsat'tan daha üstündür. Duku ağaçları senede bir
defa ürün verirler.
Yetiştirilmesi aynı Langsat gibi yapılır
ve meyvelerin
tatlılaşması için tamamen olgunlaşıncaya kadar ağaç üzerinde bırakılır.
18.
Mango (Magnifera İndica), Hindistan'ın bu meşhur meyvesi hakkında Avrupa'lıların düşünceleri
çok değişiktir. Bunlardan bazıları kokusunun neft yağına benzediğinden,
Mangodan hoşlanmadıklarını ve
bazıları da Mango gibi koktuğu için neft yağını sevmediklerini söylerler.
Gerçekten, ilk defa
yendiği zaman keskin kokusu insanda meyvenin üzerine gaz dökülmüş
hissini bırakır ise de; alışıldıktan sonra bu koku hissedilmemektedir.
![]() |
![]() |
Anavatanı
Hindistan olan Mango ağacının gövde kabukları kahverengi-kırmızı renkte,
yüksekliği ise ortalama olarak 15-20 m. Arasındadır. Mango ağacı
genellikle çok düzenli gelişmiş bir taca sahip olup yaprakları, uzunca,
kenarları dalgalı ve üzerlerinde 22-30 sarı damarı vardır. Yeni fışkıran
genç yaprakların rengi kırmızı-sarı ve sonradan açık yeşildir.
Meyvelerin irilik ve renkleri cinslerine göre bir tavuk yumurtasından bir
kiloluğa ve sarıdan kahve rengine kadar değişebilir. Şekilleri genellikle
yassı ve uçları bir az sivri ve bir az da kıvrık olup yüreğe benzer.
Meyvelerin üzerindeki ince kabuklar bazı cinslerde el i1e kolaylıkla
soyulabilir. Meyvenin eti sarı veya açık turuncu renkte, gayet sulu, lezzeti
bir az ekşi ve bir az da trebentin kokusunu andıran keskin bir kokusu ve aynı
zamanda meyvelerin içinde dış kabuğunun elyafıyla meyve etine yapışık
bir de büyük çekirdeği vardır.
![]() |
![]() |
Bir
az kurak iklimi seven Mango ağacı yalnız tropik bölgelerde yetişebilen bir
bitki değildir. Nitekim kuzey Hindistan'ın subtropiklerinde başarıyla yetiştiği
gibi uzun sürmemek şartıyla sıfırın altında bir kaç derecelik soğuklara
da dayanabilmektedir. En ivi Mango ağaçları, 400 m. yükseklikte, derin
tabakalı ve kuvvetli topraklarda yetişir, bununla taban su seviyesi yüksek
olan araziden zarar gördüğü için bu gibi yerlerin drenajı gereklidir. Su
geçirgenliği iyi olmayan topraklar da Mango için elverişli değildirler.
Mango
ağaçları, genellikle tohumdan fidan yetiştirmek ve bunları aşılamak şekliyle
üretilir. Sayıları bilinmemekle beraber bir kaç çeşit doğrudan doğruya
tohumdan da üretildikleri durumda da özelliklerini korurlar. Bu durumda
tohumlar önce yastıklara dikilerek fidan yetiştirilir ve bunlar 8-12 aylık
oldukları zaman 7,5-10 X 7,5-10 m. aralıklarla bahçelere şaşırtılır. Aşılanmak
şekliyle yapılan üretmelerde ise; tohumlardan elde edilen fidanlar, ortalama
2-3 yaşına girdikleri ve yahut da gövdelerinin çapları 2,5 cm.e geldiği
zaman aşılanırlar. Ağaçların kabukları kalın olduğu için göz aşılarının
sıkıca bağlanması gerekir. Mango ağaçları 5-6 yaşından itibaren meyve
vermeğe başlayarak tropik ülkelerde yılboyu; sub-tropik ülkelerde ise
cinslerinin özelliklerine göre yılın belirli aylarında yalnız bir defa
meyve verirler. Kuzey Hindistan'daki köy bahçelerinde, köy ve büyük transit
yolları kenarlarında çeşitli zamanlarda olgunlaşan çeşitler yan yana
dikilmek suretiyle, mart ayından temmuz sonuna kadar olgun meyve elde edilir.
İş aramak üzere yaya olarak uzun yollar giden işçiler, çoğu zaman bu
meyve ile geçinirler.
Mango
hem taze olarak tüketilir hem de baharat ile bir çok turşu, reçel, pekmez ve
yemekler yapılır. Bundan başka ham meyvelerden kurutulmak suretiyle nişasta
ve kurumuş çekirdeklerin döğülmesiyle de unu çıkarılır. Diğer önemli
Mango cinsleri şunlardır: Magnifera coesia, M. foetida, olup bunların çeşitli
isimler ile anılan bir çok çeşitleri vardır.
19.
Rambutan (Nephelium
lappaceum), Anavatanı Malaya yarım adası olduğu tahmin edilen bir ağaç
olup 9 m. yüksekliğe kadar boylanır ve meyveleri salkım halinde oluşur.
Meyvelerin dış kabuklarının rengi, sarı ile kırmızı arasında değişir
ve üzerlerinde uçları sivri ve yumuşak dikenleri bulunur. Kabuğun altındaki
meyve eti açık sarı renkte ve kolaylıkla ısırılamıyacak kadar sert olduğundan
meyve emilmek suretile tüketilir. Rambutan'ın büyüklüğü bir küçük elma
kadar olup, lezzet ve kokusu cinslerine göre tatlı, ekşimsi ve ekşi arasında
değişir. Bu meyve ağacı, yetişmesi için yağışlı ve homojen bir hava
nemi gösteren, yani tamamiyle tropik bir iklim istemektedir. Ancak Antalya ili
Gazipaşa ilçesinde de rahatça yetiştirilmektredir. En tutulan cinslerinde,
meyve etinden kolaylıkla ayrılabilen çekirdekleri olan Rambutan ağaçları,
senede biri büyük ve biri ufak olmak üzere iki ürün verirler ve iyi işlenirse
her türlü toprakta kolaylıkla yetişebilir. Rambutan genellikle marcottage yöntemiyle
üretilir; ancak bununla beraber, tohumdan fidan yetiştirmek ve bunlara göz aşısı
yaparak da üretilebilir. Dikim aralığı 10 X 10 m. dir.
20.
Pulasan
(Nephelium
mutabile) ağacı, Rambutan'dan daha küçük olmasına rağmen,
Rambutan'a çok benzer. Meyvenin bundan farkı yalnız dış kabuğunun dikenli
olmayıp iriliğinin daha büyücek olmasından ıbarettir. Meyve eti bir az
daha kalın ve rengi kahve rengi, lezzeti değilse de kokusu Rambutan'dan daha
üstündür. Yetiştirilmesi aynı Rambutan gibidir.
21.
Liçi (Nephelium
litchi), Anavatanı güney Çin olup yatay dallarıyla 6-8 m. yüksekliğe kadar
büyüyen ve gövdesinin çapı 80 cm.ye kadar ulaşan, tacı düzenli gelişen,
orta boylu bir ağaçtır. Uzunlukları 10-25 cm, kadar olan yaprakları 6-8 parçadan
oluşmakta, oval şekilde ve uçları sivridir. Yeşil çiçeklerinden ortaya çıkan
yuvarlak ve küçük bir ceviz iriliğindeki meyvelerinin, dış kabukları sarı
ile kırmızı renkte ve aynı zamanda üzerlerinde ufak kabarcıklar vardır.
Meyvenin asıl yenen kısmı tatlı, sulu ve kokulu eti içindeki çekirdeklerin
etrafındaki parçadır.
Liçi
ağacı yalnız yağışlı ve homojen bir hava nemine sahip tropik ülkelerde
yetişebilir ve tohumlarından elde edilen fidanların aşılanması ile de üretilir.
Dikim aralığı 6 X 6 m. kadardır.
22.
Canavar gözü (Nephelium
longanum), bunun da anavatanı Liçi gibi güney Çin olup, ağacının boyu 15
m. ye kadar büyüyerek sarı beyaz çiçeklerinden Liçi'ye benzer, ama
bunlardan daha küçük meyveler oluşur. 12 yaşından sonra meyve veren bu ağacın
yetiştirilmesi aynı Liçi gibi olmakla beraber, boyunun yüksekliği nedeniyle
dikim aralıkları 8 X 8 m. Olmalıdır.
23.
Baobab yemişi (Adansonia
digitata). Şekli düzensiz ve geniş bir gövdeye sahip olan “Maymun ekmeği
ağacı” adı verilen bir ağacın meyvesi olup tropik ülkelerin kuru bölgelerinde
genellikle yabani olarak yetişir. Büyük meyveleri uzunca bir armut veya
yumurta şeklinde ve üzerleri deriye benzer tahtalaşmış yeşil tüylü bir
kabukla örtülü olup ince bir zar ile 10-14 bölmeye bölünmüş ve her bölmenin
içinde üzerleri bir meyve etiyle çevrilmiş çekirdekleri vardır. Meyve eti
biraz ekşi olduğu için çok sevilmez. (Şekil 63). Baobab taze veya
kurutularak yenir. Ağacının bir kaç asır yaşadığı iddia edilir. Bu ağaç
en çok Afrika tropiklerinde bulunmaktadır.
![]() |
![]() |
24.
Guava (Psidium
guajava), anavatanı güney Amerika ve Batı Hindistan olan bu meyve, boyu 7 m.
yu geçmeyen, geniş taçlı, bodur bir ağacın ürünüdür. Konik şekilde aşağı
doğru genişliyen gövdesinin kabuğu parlak ve incedir. Kabuğunun rengi, kırmızıya
bakan, tatlı bir yeşil renkte olup genç dallarının kesiti dört köşedir.
Yaprakları gövde üstünde karşı karşıya dizili, kenarları düz, ve oval
şekilde, altları açık renkte ve üzerinde düzensiz biçimde dağılmış şeffaf
gözenekleri vardır. Çiçekleri güzel kokulu, açık penbe renkte ve
yaprakların gövde ile birleştikleri noktalardan yayılır. Meyveleri altın
sarısı renginde, armut şeklinde ve ortalama bir limon iriliğinde olup, içinde
bir çok çekirdekleri vardır. Guava'nın meyve ağırlığı 60-65 gram arasında
değişir ve bunun ortalama % 85 meyve eti ve kalanı ise çekirdekten oluşur.
Meyve etinin rengi, beyaz, hafif penbe ve yahut yeşil gibidir. Aynı zamanda çok
güzel ve keskin kokuludur. Bu nedenle bir çok ağaç arasında, Guava
meyvesinin bu kokusu ile ağacını kolaylıkla bulmak mümkündür. Çekirdekleri
meyve etinin ortasında gömülü ve serttir. Guava ağacı 700 m. yüksekliğin
üstündeki yaylaların ve dağ yamaçlarının, killi kumlu topraklarını
sever ise de; ağır killi ve bilhassa volkanik topraklarda da iyi yetiştiği görülür.
Guava'da Avokado gibi yetişmesi yalnız tropik iklimlere bağlı bir bitki değildir.
![]() |
![]() |
Üretilmesi
hem tohumdan ve hem de kök filizlerinden yapılabilir. Tohumdan üretildiği
takdirde, uzun zaman kuvvetli çimlenmelerini koruyan çekirdekler 20’şer m.
Aralıklarla yastıklara dikilir ve bunlardan yetişen fidanlar, 2-3 çift
yapraklı olduktan sonra 7,5 X 7,5 m. Aralıklarla asıl yerlerine şaşırtılır.
Bundan başka çelik olarak ince dalları da kullanılabilirse de; daha kolay ve
çabuk yetişmesi bakımından daima kök filizleri tercih edilmektedir. Bahçelerde
meyvelerin kolaylıkla toplanabilmesi için ağaçlar bodur kalacak şekilde
budanır. Guava çabuk yetişen bir bitki olduğundan, dikildikten 2-3 sene
sonra meyve vermeğe başlar ve meyveler çiçek açtıktan ortalama üç ay
sonra tamamen olgunlaşır. Meyvelerin kokularını muhafaza etmek için toplama
işi sabahları erken yapılır. Bir ağacın ilk senelerde verdiği meyve 6-8
Kg. kadar ise de bu ürün ağaçlar yaşlandıkça aşamalı olarak 20-25
kiloya kadar yükselebilir.
Meyveler
ya taze olarak ve yahut da pişirilerek tüketildiği gibi reçel, tatlı ve turşu
üretimine de yarar. Bundan başka Java'da Guava ağacının yaprakları pirinçle
birlikte pişirilerek yenir. Ağaç gövdesinin kolaylıkla soyulan kabukları
27-30 '% kadar tanin içerir.
Diğer
önemli cinsleri şunlardır: Çin Guava'sı, P. CattLeyanum, .P. Pyriferum, P.
Aromaticum, P. chrysophyllum, P. grandifoli2ım, P. lineatifolium, P. araça.
25.
Jambu (Eugenia
malaccensis), anavatanı Malaya yarım adası olan bu meyve ağacının boyu 4
m. kadardır. Yaprakları kısa saplı ve oval şekilde, 30 cm. boyunda ve
ortalama 10 cm. genişliğindedir. Pembe veya cinsine göre kırmızı olan çiçeklerinden
oluşan meyveler ufak bir elma iriliğinde, beyaz renkte ve güle benzer bir
kokusu ile, ortasında bir de yuvarlak çekirdeği vardır. Özellikle kurak bölgeleri
seven bu meyve, çok kuvvetli topraklarda iyi yetişemez. Meyve lezzeti çok iyi
değildir. Diğer cinsleri içinde E. unifLora, E. aquea, E. Javanica önemli
olup, bunların ayrıca bir çok çeşitleri de vardır.
![]() |
![]() |
26.
- Demirhindi (Tamarindus
indica), bir çok tropik ülkede yetiştirilen ve baklagil türü olan bu ağacın
anavatanı Hindistan'dır. Kalın gövdesinin kahve rengi kabukları ve zümrüt
rengindeki parlak yeşil yaprakları ağaca çok güzel bir görünüm verir.
Meyveleri, fasulye gibi uzunca bir kabuğun içinde (kapsül) oluşan yassı
fasulyelerden ibarettir (Şekil 67). Meyvenin kabukları siyah renkte, eti yumuşak
ve ekşi bir tadı olup, çok besleyici ve ferahlık vericidir. Bu nedenle bir
çok yemekle pişirildiği gibi, bazen üzerine toz şeker serpilerek çiğ
olarak da tüketilir. Bundan başka bir çok içkinin üretiminde de kullanılır.
Üretilmesi tohumları ile yapılır.
Fotoğraflar http://w3y.pharm.hiroshima-u.ac.jp/Plant_Photo_Index.html
http://www.hort.purdue.edu/newcrop/Indices/index_ab.html Bitki Yetiştiriciliği