Ragıp Adısanlı

Ragıp Adısanlı, (1319 (1903), İstanbul- 1968), Ziraat Yüksek Mühendisi.

1903 yılında İstanbul'da doğdu. Halkalı Ziraat Mekteb-i Âlisinden mezun oldu. Ankara'da Gazi Çiftliği'nde (AOÇ) Müdür, Ziraat Vekaleti vekili Hususi Kalem Müdürü, Bakanlıkta Müfettiş, Başmüfettiş, Tarım Bakanlığında Tetkik ve İstişare (İnceleme ve Danışma) Kurulu Üyesi, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği, Ziraat Mühendisleri Odası Murakabe Heyeti Üyesi/ Haysiyet Divanı Üyesi olarak görev yaptı.[1]
Tetkik ve İstişare Kurulu Üyesi iken 25 Ağustos 1964 tarihinde, memuriyette 30 hizmet yılını doldurmuş olmasında dolayı re'sen emekliye sevk edildi.[2]
13.12.1968 tarihinde vefat etti. [3]
Atatürk Orman Çiftliği'nde uzun yıllar (1961-1995) çalışmış, bir dönem müdür yardımcılığı görevini de üstlenmiş olan Aytekin Ülger anılarında Ragıp Adısanlı ile ilgili şunları aktarmaktadır: [4]
Marmara Köşkü'nün veyahut Marmara Oteli'nin bulunduğu yerde ağaççıklar var. Çiftlikte öyle çok fazla ağaç yok. İlk önce akasya fidanları getiriyorlar ama ağaççıklar var, pek gelişmiyor.
Atatürk arabayla geçerken bir gün bir yeşillik görüyor; su borusu patlamış, orada yeşil bitkiler çıkmış. Ragıp Bey'i çağırıyor. Ragıp Bey orjinalinde ziraatçidir. "Ragıp" diyor, "Ağaç dikelim. Baksana orda bir şeyler çıkmış" diyor. O zamanki orman mühendisi, ziraat mühendisi, çevre ile konuşuyorlar. Bakıyorlar, o ağacın ne olduğunu tespit edemiyorlar. Köylülere soruyorlar, yaşlı bir adam diyor ki; "Benim dedem anlatırdı, karaağaç ormanlarının altında beyaz beyaz tavşanlar vardı". Geliyorlar, hakikaten karaağaç çıkıyor.
Karaağacın değişik bir özelliği vardır. Tohumun üzerinde yeşil bir tohum olur ve yeşil yeşil yere dökülür. Onlar çimlenir ve fidan olur.
Atatürk diyor ki; "O zaman başka bir şey aramaya lüzum yok, hemen karaağaç bulun" diyor ve ondan sonra çiftliğin Hayvanat Bahçesi ve Mesire alanlarının çevrelerine birçok karaağaç dikiliyor ve çok güzel büyük ağaçlar ormanlar oluyor. Sonradan bir hastalık dolayısıyla bir kısmı kurudu. Bu salgının Balkanların tamamında karaağaçlara zarar verdiğini sonradan öğrendik. Karaağaç var zaten orada şu anda da. Şöyle söyleyeyim, karaağaca gelene kadar mesela Ankara ve çevresi için çok daha çok meşe, mesela Ankara ve çevresinde mikroklimalarında çınar, sonra son zamanlarda kavak kadar hızlı büyüyen sedir ağacı yani o kadar değişti ki o kadar güzel ağaçlar yetiştirdi ki Ankara’da nitekim onlar görülüyor çevrede de dışarıdan da ithal ediliyor adaptasyonu zor oluyor ama yine de gelişiyor, ıhlamur mesela. Yani o zaman hiç ağaç olmayan bir ortamda ilk önce akasya dikilmiş mesela, akasya Ankara’nın ağacı değildir, daha yağışlı bölgeleri sever onlar. İlk büyüme hızları da çoktur büyümüşler hemen çok güzel görünmüş sonra olduğu yerde kalmışlar. Mesela sarıçam, karaçam tercihleri yapılmış, sarıçamlar mesela bizim hala büyümeyen bölgelerimiz vardır oradaki sarıçamlar Ankara toğrağına uygun olmadığı için büyümemiştir. Karaçam Almanların kireç çamı dediği karaçamın şimdi Ankarada daha iyi geliştiği tespit edilmiş ondan sonra karaağaç dikilmeye başlanmış şunu ifade etmek istiyorum yani Atatürk zamanında Ankara'da hiç olmayan ne kadar tarımla ilgili peyzaj mimarisi ile ilgili park bahçe ile ilgili bitki varsa hepsini görüp deneyip tespit ederek geliştirmiş.
Ankara’yı Atatürk’ün başşehir yapmasıyla beraber Ankara, Ankara olmuş diyebilirim. Yani Ankara çıplak bir yer.
Ragıp Adısanlı’nın ifade ettiği şeylerden birisi de hamam. İstasyona yakın bir yerde hamamımız vardır. O hamam bir İtalyan Mimar tarafından yapılmıştır. Göbek taşı dediğimiz yer filan, alttan ısıtmalı yerleri ile güzel bir hamamdır. O zaman evlerde nerde su, nerde sıcak su! Çalışan insanların çevrede olan insanların bu banyodan istifade etmeleri için özellikle yapılmış ve zamanında istifade de edilmiştir. Ama bizim zamanımızda orası çalışmamaktan harap olmuştu. Söküldü boş ambar şekline getirildi, öyle duruyor orda şimdi.
Kaynaklar
[düzenle | kaynağı düzenle]- ↑ Ziraat Dergisi: Aylık ,Fikir ve Meslek Dergisi :sayı: 178. Ankara: Türk Yüksek Ziraat Mühendisleri Birliği.
- ↑ BCA, 30-11-1-0 / 306 - 25 - 15
- ↑ Ziraat Mühendisliği: Sayı: 30. 33. Ankara: Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği; Ziraat Mühendisleri Odası. https://kutuphane.tarimorman.gov.tr/vufind/Record/1179984
- ↑ Aycı, H. (2017). Atatürk Orman Çiftliği’nin yönetim ve üretim yapısındaki değişimin mekansal dönüşüne etkisi: Coğrafi tarihsel bir bakış (1925-2017) (Tez no 493710) [Doktora Tezi, Gazi Üniversitesi]. YÖK Tez Kataloğu.
